Cuma Hutbesi: Gurbette Ensar Olmak

Muhterem Mü’minler!
Dünya, insanın hicret yurdudur. İnsanoğlu, bir gölgelik misali bu dünyada, kendisine tayin ve takdir edilen ecel ve rızık miktarınca garip bir yolcu ve misafir gibidir. Kur’an-ı Kerimde; ‘Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!”1 buyurulduğu üzere insanın gerçek vatanı ahiret yurdudur. Yüce Rabbimiz insanı, bu dünyaya bezmi elest`te verdiği ahdini yenilemesi ve adına Rızâ-i Bâri denilen en büyük ödüle yani Allah’ın hoşnutluğuna erişmesi için göndermiştir.

Her insanın dünyaya gelişi ve dönüşü, nerede, ne zaman ve ne kadar yaşayacağı Allah`ın külli iradesinin bir parçasıdır. Önemli olan her insanın Rabbini bilmesi, O`nun varlığına ve birliğine inanması, O`nun sevgisini umarak ve huzurunda hesap verme korkusuyla yasayarak sadece O`na kulluk etmesidir.

Değerli Müslümanlar!
Sevgi, korku içinde saklanmış bir duygudur, Rızık ise ecel içinde gizlenmiş bir azıktır. Yıllar önce rızkının peşine düşen Anadolu insanının Avrupa kıtasındaki gurbet yolculuğu, yarım asırlık bir zaman dilimininden sonra yerleşik hayata dönüşmüştür.

Allah`a sonsuz hamdü senalar olsun ki; çeşitli sıkıntılarla geldiğimiz bu ülkede, yüce dinimiz İslam’ı yaşama ve evlatlarımıza yaşatma gayretimiz, geldiğimiz ilk günden beri artarak devam etmektedir.

Din Hizmetleri Müşavirliğimiz ve Ataşeliklerimiz öncülüğünde DİTİB derneklerimiz bünyesindeki Camilerimizde her yıl Almanya genelinde Ezan, Hutbe, Kur`an-ı Kerim`i güzel okuma ve dini bilgiler yarışmaları ile Kutlu Doğum, Çanakkale Şehitlerimizi anma programları, iftar çadırları ve kandil geceleri özel programları düzenlenmektedir. El birliği ile yapmış olduğumuz tüm bu faaliyetler milli ve manevi duygularımızı artırmakta, birliğimizi ve dirliğimizi kuvvetlendirmektedir.

Değerli Kardeşlerim!
Bugün bir kez daha iyiliklerimizi, birlik ve beraberliklerimizi pekiştirme zamanıdır. Kardeşliğimizin gereğini yerine getirme vaktidir. Vakit, gurbette Ensar olma vaktidir. Yetime, öksüze, garibe, yolcuya, yolda kalmışa, yoksula, misafire ve muhacire nerden geldiğimizi ve nereye gideceğimizi unutmadan dilimizi, elimizi, soframızı, kapımızı ve en başta gönlümüzü açma vaktidir.

Sevgili Peygamberimiz(s.a.s.) bir hadislerinde: “Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mü’min) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse, Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanın (kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onun (bir kusurunu) örter.2Buyurmuş, kardeşlerimize karşı nasıl davranmamız gerektiğini ifade etmişlerdir.

Aziz Mü’minler!
Hutbemi şu ayet-i kerime meali ile bitiriyorum: Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a yardım ederseniz (emrini tutar, dinini uygularsanız), O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır.3

 

Serkan DURSUN
Münih-Füssen DİTİB Camii Din Görevlisi

 

[1] Ankebut, 64
[2] Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.
[3]Muhammed, 7

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir