Cuma Hutbesi: İbadetlerin Özü Dua

Saygıdeğer Kardeşlerim!
Yüce Yaradıcımız ile vasıtasız irtibat kurmak ve iletişime geçmenin en güzel yolu duadır. Dua; ruhun gıdası, müminin yol arkadaşıdır. Dua, ezeli ve ebedi sevgiliye giden yola revan olmaktır. Dua; rahmet hazinelerini açan anahtar, tükenmez bir güç kaynağıdır.

Dua, bir iman tazeleme ameliyesidir; bir aksiyon, bir çaba, bir uyanış ve öze rücu etmektir. Dua, Allah’ı tanıma, onun hâkimiyetini kavrama, kendi kusurlarıni itiraf etmedir; hayatın gayesini yeniden idrak etme, yaşayışımızı programa koyma, ahiret için hazırlık yapma, toparlanma ve eksikliklerimizi gidermedir.

Kulluğumuzu arz etmenin en güzel göstergesi olan dua, bütün ibadetlerin ruhu ve esasıdır. Bu yüzden Peygamber Efendimiz (s.a.s) “Dua ibadetin özüdür.1 buyurmuşlardır.

Değerli Mü’minler!
Ruhun da beden gibi birçok ihtiyaçları vardır. Dua ile duygularımızı, bize şah damarımızdan daha yakın olan Yaratıcımıza karşı dile getirir, içimizi boşaltır, yaşama ümidimizi kuvvetlendirerek korkularımızı hafifletiriz.

Stres ve psikolojik bunalım içerisinde bunalan ve iç huzuru yanlış adreslerde arayıp da intihar girdabına sürüklenen, ruhi çöküntü içerisindeki nice hayatlar, dua ile hayat iksiri bulmaya ve ahlaki arınmaya muhtaçtırlar.

Dua darlıkta da varlıkta da O’na yönelmektir. Dua etmekten uzak duranlar İblis misali secde etmekten kibirlenip gururlananlardır. Oysa inananlar olarak biz, tam bir tevazu ve teslimiyet içinde “bir sıkıntıya maruz kalınca gerek yan yatarken, gerek otururken veya ayakta iken, (her hâlükârda) Allaha yalvarıp yakarmakla…”2 emrolunduk.

Rabbinize içten yalvararak, gizlice dua edin.3 buyruğuyla kendisine dua edilmesini emreden Allah Teâlâ “Bana dua edin, size icabet edeyim.”4 fermanıyla da kapısına gelip kulluğunu ilan edenlerin huzurundan boş çevrilmeyeceğini müjdeler.

Değerli kardeşlerim! 
Dua sözde değil, özde ve fiilde var olmaktır. Bu yüzden dualarımızın kabul olması sözlü dua ile fiili duanın uyumuna bağlıdır. İnsanın sözlü olarak Allah’tan istediği şeyin zeminini hazırlamadan netice beklemesi düşünülemez. Çalışmadan bir sınavda başarılı olmayı beklemek sünnetüllâha, yani ilahi yasalara aykırıdır. Hz. Mevlana da “Pişmanlık ateşiyle, nemli gözlerle dua ve tövbe et; zira çiçekler güneşli ve ıslak yerlerde acar.” ifadesiyle samimiyetin duadaki önemini veciz bir şekilde vurgular.

Aziz Müminler!
Peygamberlerin örnek dualarıyla dolu olan hayat kitabımız Kur’ân-ı Kerim,  dua ile başlayıp dua ile son bulur. Hutbemi insan-Allah ilişkisinin boyutlarını özetleyen, namazların her rekâtında kıraat olunan ve duaların kaynağı olan Fatiha Suresi’nin anlamıyla bitiriyorum. “Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahman, Rahim ve hesap gününün maliki olan Allah’adır. Biz yalnızca Sana ibadet eder ve yalnızca Senden yardım dileriz. Bizi dosdoğru hidayet yoluna, kendilerine nimet verdiklerinin, gazaba uğramayan ve sapmayanların yoluna eriştir.”5
Yusuf KAYA
Kassel-Bettenhausen Hacı Bayram Cami Görevlisi

1. Tirmizi Da’avat 1
2. Yunus, 10/12
3. A’raf, 7/55
4. Mü’min, 40/60
5. Fatiha 1/1-6

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir