Helal – Haram Hassasiyeti

Dünyadaki ekosistemin en değerli halkası olan insanoğlu, hayatını sürdürebilmek için bazı temel ihtiyaçlara gereksinim duymaktadır. Bu gereksinimlerin başında helal, temiz ve faydalı gıdalarla beslenme yer almaktadır.

Helal, yaratılışın anlam ve amacına uygun olan, yapılması dinen serbest olan güzelliklerdir. Haram ise, insanın onur ve haysiyetini zedeleyen, ona zarar veren, dinen de yapılması yasaklanan çirkinliklerdir. İnsanoğlu dünyada başlayıp, cennette bitmesi planlanan zor ve meşakkatli bir yolun yolcusudur. İnsan, amansız düşmanı olan şeytanın çizdiği rotayı elinin tersiyle iterek, kendisine inanıp güvenenlerin dostu olan Allah’ın çizdiği rotaya itibar ettiği sürece, dünyasını da ahiretini mamur edecektir.

Kardeşlerim!

Yüce Rabbimiz, en güzel kıvamda yarattığı[1] insanoğlunu, yalnız, başıboş ve çaresiz bırakmamış, dünya yolculuğu esnasında karşılaşacağı problemler ve çözüm önerilerini rahmetinin bir gereği olarak açıklamıştır. Bizleri yoktan var eden yüce rabbimiz her an iş başındadır,[2] daima hayata müdahildir. Bu sebeple işimize de aşımıza da karışacaktır. O’nun çizdiği sınırlar özgürlüğümüzü kısıtlamak için değil, bilakis bizlerin ahlaken olgun, aklen zinde, bedenen sıhhatte ve manen özgür olması içindir.

Hayat kitabımız Kur’an, beslenme ile alakalı prensipleri ele alırken, dinî açıdan helal, tıbbî açıdan temiz ve faydalı rızıklara karşı son derece duyarlı ve hassas olunması gerektiğini ifade etmiştir.

Öyle ki, Kur’an’a göre kesilmeden ölmüş hayvan eti ile domuzun eti ve ondan elde edilen ürünler de haramdır. Allah’tan başkasının adı anılarak kesilmiş hayvanlar, ‘Tevhid’ ilkesine ters düştüğü için haramdır. Aklı ve iradeyi devre dışı bırakan, dolayısıyla insanın insan olma vasfını geçici veya kalıcı şekilde iptal eden her türlü alkol ve uyuşturucu madde haramdır. Emek vermeden, ter dökmeden kazanılan, şansa dayalı kumar ve kumar türü aktiviteler haramdır.[3] Aldatarak, hile yaparak, haksız olarak elde edilen gelirler dinimizde haramdır.[4] İslamiyet, insan hayatına öylesine değer verir ki, hayatî risk ve zorunluluk bulunması halinde, tüm bu yasaklar -istismar etmemek ve haddi aşmamak kaydıyla- serbestlik kazanır.[5] Bu da İslam’ın ölüm değil, hayat merkezli bir sistem olduğunu göstermesi bakımından son derece önemli bir hakikattir.

Kardeşlerim!

“Allah’ın size verdiği rızıkların helal ve temiz olanından yiyin”[6] ayet-i kerimesinde gıdaların “helal” olmasının yanı sıra temiz ve yararlı olmasının da zikredilmesi son derece önemlidir. Doğru ve ölçülü tüketildiğinde helal olan gıdaların, aşırı derecede ve bilinçsizce tüketildiği zaman ‘temiz ve faydalı’ olmaktan çıkıp zararlı gıdalara dönüşebileceği bilimsel araştırmalarla ortaya konmaktadır. Hijyenik olmayan ortamlarda hazırlanan gıdalar, gayesi insan ömrünü değil, raf ömrünü uzatmak olan zararlı katkı maddelerinin kullanıldığı besinler, insan hayatını adeta oyuncağa dönüştürüp genetik yapısıyla oynanan gıdalar, bugünümüzü, yarınımızı ve nesillerimizi maalesef tehdit etmektedir.

Aracımıza yakıt alırken nasıl ki araba üreticisinin belirlediği türde ona yakıt alıyorsak, bedenimiz için de yaratıcımızın belirlediği gıdaları almak durumundayız. “Can boğazdan gelir” derler. Şunu da unutmayalım ki, boğazdan gelen can yine boğazdan çıkar. Dünya Sağlık Örgütü’nün verileri[7], yılda 16 milyon insanın kalp ve damar hastalıkları yüzünden, yaklaşık 8 milyon insanın da kanserden dolayı hayatını yitirdiğini ifade ediyor. Avrupa ülkelerinde 25 milyon diyabet hastası ve 200 milyon kişinin obezite sınırında olması, bu vahîm tabloyu maalesef gözler önüne seriyor.

Kıymetli Müminler! Aziz Kardeşlerim!

Allah Rasulü’nün çocukları ve torunlarını ne kadar çok sevdiğini biliyoruz. Fakat kendisine ait olmayan bir hurma yiyen küçük torununa “küçük bir şey olmaz” demeyip ağzındaki hurmayı nasıl çıkarttığını da biliyoruz.[8]

Bizler de Allah Rasulünün bu hassasiyetini gerek kazanırken gerekse harcarken aklımızdan çıkarmamalıyız. Cebimizdeki paramız elbette önemli, fakat kalbimizdeki imanımız ve sevdiklerimize karşı sorumluluğumuz ondan kat kat daha değerlidir. Rabbim bizlere helal ve haramlarla ilgili sarsılmaz bir hassasiyet lütfeylesin. Helalinden kazanıp helalinden yemeyi ve sevdiklerimize helalinden yedirmeyi nasip eylesin.

DİTİB Hutbe Komisyon

[1] Tin, 95/4
[2] Rahman, 55/29
[3] Maide, 5/90
[4] Nisa, 4/29
[5] Bakara, 2/173
[6] Mâide, 5/88, Nahl, 16/114
[7] Gimdes Dergisi, Aralık, 2010, sayı: 15;https://ec.europa.eu/eurostat/ documents/2995521/7700903/3-20102016-BP-DE.pdf/70d4d04a-f24b-47dc-b69d-e3a677774480; http://ec.europa.eu/health/newsletter/114/focus_newsletter_de.htm;
[8] Buhari, Zekat 60

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir