Hoş geldin Ya şehri Ramazan..!

Bismillâhirrahmenirrahîm…

Rabbimize hamd eder kâinâtın efendisi rasûlü müctebâyâ, âl ve ashâbına salat,selam ederim.

Her şeyden önce Ramazanımızın hem milletimize hem de acılar içinde kıvranan İslam coğrafyasına barış, huzur, adalet, özgürlük, şefkat ve merhamet getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum. Suya hasret kalmış çorak toprakların yağmura ihtiyacı ne kadar varsa bugün bütün insanlığın çorak kalmış yüreklerimizin Ramazan ayının rahmet iklimine o kadar ihtiyacı var. Ramazan ayı her sene nasıl büyük bir rahmetle mağfiretle geliyor, bu sene yeniden bize kaybettiğimiz şefkati, merhameti getirmesini, İslam dünyasında Musul’da, Bağdat’ta, Şam’da dünyanın muhtelif yerlerinde kaybetmek üzere olduğumuz insanlık vicdanını harekete geçirmesini yüreklerimize yeniden şefkat ve merhamet getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.

Ramazan aslında her sene bizi kendimizle buluşturmaya, yalnızlığımızı ortadan kaldırmaya, yeniden değerlerimizi hatırlatmaya gelir.. Aslında bütün ibadetler; Hac da, oruç ta, namaz da  bizi rabbimizle buluşturmak için, kaybettiğimiz değerleri yeniden kazandırmak için vardır. Ama insan bunu sıradan bir harekete dönüştürebiliyor. Biz kendimizi Ramazanın şefkatli ellerine teslim etmeli,  Ramazanın bizi değiştirmesine izin vermeliyiz. Ramazan bütün imtihan süreçleriyle bize bu imkanı sunar. Ramazanda değişmek onun manevi ortamında değişmek, muradı ilahiye uygun birer kul olarak bu sınavlardan geçmek her bir Müslüman için en büyük bahtiyarlıktır.

Diyanet İşleri Başkanlığımız ve Ditib  toplumda farkındalık oluşturma adına her sene bir tema belirliyor. Bu senenin teması ‘Hiç kimse kimsesiz kalmasın’ Bu tema altında beş konu alt başlıklar halinde ele alınıyor. Bunlar modern yalnızlık, yetimler, mülteciler, sokak çocukları ve yaşlılar.
. Bencillik, insanoğlunu esir almış durumda İnsanoğlu en büyük kayıpla karşı karşıyadır. Yeryüzünde neden var olduğunu, yeryüzünün yaratılış gayesini, kendi yaratılış gayesini, hayatın anlamını kaybetmesidir. Hayatın anlamını ve var oluş gayesini kaybetmek bir insan için en büyük kayıptır. Öyle bir çağda yaşıyoruz ki, her şeye sahip olan insan hiçbir şeye sahip olamıyor. Yalnızlık sadece yokluktan kaynaklanmıyor. Çağın en büyük yalnızlığı her şeye sahip olduğu halde yalnız kalmaktır. Her şeye sahip olduğu halde nice insanların canlarına kıyarak intihar ettiklerini tespit ettikten sonra asıl büyük sebebin aşırı tüketim, haz ve eğlence, bencillik, hayatın anlamını kaybetmekten kaynaklanan büyük bir hastalık olduğunu bilim adamlarının tespitlerinden öğreniyoruz.

Aile bağlarının, komşuluk ilişkilerinin, dostluk ve arkadaşlık ilişkilerinin zayıfladığını görüyoruz. İnsanoğlunun en büyük kayıplarından bir tanesi de aile bağlarını, komşuluk ilişkilerini, dostluk ilişkilerini angarya olarak görmesidir. Bunlar modern zamanda insanı yalnızlaştırıyor.

Baktığımızda dünyanın bir çok yerinde ve bizim ülkemizde ; Şavaşlar, huzursuzluklar, iç çekişme ve kavgalar sebebiyle insanlar evlerinde , yurtlarından edildiler. Yaşadıkları  yerleri terk ederek mülteci bakıma muhtac duruma düşmüş durumdalar. İşte bu ramazan’ı şerifin ana teması işte bu yüzden ‘Hiç kimse kimsesiz kalmasın’ diyoruz. Şefkatsiz kalmış hiçbir konuğumuz kalmamalıdır. Her insan ramazanın rahmet ve merhametini yüreğine sindirip hissederek ilgisiz kalmamalı, üzerine düşeni yapma yolunda gayret ve çaba göstermek zorunda olduğunu bilmelidir.

İslam İşbirliği Teşkilatı 15 Ramazanı Dünya Yetimler Günü ilan etti. Yetimler meselesi hem mülteciler konusunun bir parçası olarak hem de dünyanın ciddi bir sorunudur. Bilhassa şiddetin ve savaşın sardığı ülkelerde nice çocuklarımız yetim kaldı bütün dünyada. Her ülkenin bir gerçeğidir. Boşanmaların artması, ailelerin parçalanması öksüz ve yetimlerin sayısını artırmaktadır. Devletler yetimhane kurarlar ama bir yetim başı okşayamaz. Onun için hep birlikte yetimlere birer anne kucağı olmak için bu kampanyayı başlatmış bulunuyoruz.

Bu duygu ve düşüncelerle başta Sennestadt halkı ve cemeâtinin, bütün  insanlığın  ve âlem-i İslam’ın mübarek Ramazan ayını tebrik ediyor, Ramazanın gelişiyle birlikte gönüllerimizi ,huzur, rahmet, mağfiret ve bereket ikliminin ülkemizden, çevremizden başlayarak dalga dalga tüm insanlığı kuşatmasını, onların hidayet, barış ve huzuruna vesile olmasını, bu mübarek ayda yapacağımız ibadet, dua ve yakarışların kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyor nice Ramazan’ı şeriflere sağlık, sıhhat ve âfiyet içinde ermeyi nasip eylesin.

 

Din Görevlisi

Ahmet Yavuz

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir