Üç Aylar ve Regaib Kandili

Değerli Mü’minler!
Okuduğum ayeti kerimede Yüce Mevla şöyle buyurmaktadır; Kim bir kötülük yapar, yahut kendine zulmeder, sonra da Allah’tan bağışlama dilerse, Allah’ı çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici bulur. (1)

Allah’a şükürler olsun ki, üç aylar olarak bilinen Recep, Şaban ve Ramazan aylarına yaklaşmış bulunuyoruz. Yüce Mevlanın rahmetini bol bol ihsan ettiği üç aylara önümüzdeki hafta 29 Mart 2017 Çarşamba günü kavuşacağız. 30 Mart Perşembe’yi Cuma’ya bağlayan gece de Regâib kandilini idrak edeceğiz. Regaib kelimesi, “Rağbet, arzu, istek ve tutku” manasındadır. Bu vesileyle bu gecede bize düşen şudur; Gelin hep birlikte arzularımızı, istek ve tutkularımızı gözden geçirelim. Allah’ın rahmet ve mağfiretinin müminler üzerine bol bol tecelli ettiği bu mübarek gecenin feyz ve bereketinden azami derecede istifade edelim.

Hz. Peygamber (s.a.s) Recep ayı girdikten sonra sık sık, “Allah’ım! Recep ve Şaban’ı bizim için mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır” (2) diye dua ederdi.
Ramazan’a yaklaştıkça ibadetlerini artırır ve Rabbine daha fazla yönelirdi. Bizler de O’nu örnek alarak bu dönemde Rabbimize yönelişimizi ve rağbetimizi artırmalıyız.

Gönülleri aydınlanmış kardeşlerim!
Ahirete inanan hiçbir insan, Allah’ın huzuruna hazırlıksız çıkmak istemez. Fakat gafletle geçirdiğimiz, kendimizi dünya telaşına kaptırdığımız zamanlarda bunu pek düşünme fırsatı bulamayabiliriz. Nasıl geçip gittiğini anlamadığımız ömrümüzde böylesi özel zamanlar işte, kalplerimizin günahlarla ne kadar karardığını, rahmet ikliminde ferahlamaya, mağfiret deryasında arınmaya ne kadar muhtaç olduğumuzu bize hatırlatır. Manevi hayatımıza yeni bir sayfa açabilmemizi sağlar. Asıl yurdumuz ve ebedi mekanımız olan ahiretimizi ne kadar ihmal ettiğimizi bu aylarda daha iyi anlarız.
İşte bu sebeple, Peygamberimiz ’in bize öğrettiği “Allah’ım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, bizleride affeyle” (3) duasını özellikle bu dönemde dilimizden düşürmemeliyiz. Üç ayların manevi ikliminden daha fazla yararlanmak için, iyiliklerimizi artırmalı, fakiri-yoksulu, yetimi-öksüzü daha fazla gözetmeliyiz.

Kıymetli Cemaatimiz!
Akıp giden zaman içinde mübarek gün ve geceleri birer ikaz levhası olarak görmeliyiz. Regaib gecesiyle başlayan bu ikaz levhalarını dikkate alarak ilerlemeli, ona göre yaşamalıyız ki, Cehennem’den kurtuluş ümidini bizlere yaşatacak olan Ramazan’ın rahmet ve mağfiretinden daha fazla istifade edebilelim..
Yüce Rabbimiz bu mübarek günler vesilesiyle, ömrümüzün tamamında “Yalnız Rabbine rağbet et!” (4) emrine uyarak O’na yönelmeyi, her şeyde O’nun rızasını aramayı hepimize nasip etsin. İbadetlerimize daha çok zaman ayırarak Ramazan’a erişmeyi, onun da yaşatacağı maneviyat iklimiyle ömrümüzün kalan kısmını, bize rızasını ve cennetini kazandıracak davranışlarla geçirmeyi

Yüce Mevla cümlemize lutfeylesin.
Rabbimiz, bizleri ve tüm alem-i İslamı, bütün sıkıntılarını arkasında bırakmış olarak, barış ve huzur içinde Ramazana kavuşmayı bizlere nasip eylesin.

 

 

Davut Küskü
Ditib Wetzlar Merkez Camii Din Görevlisi

………………………………………………
1- Nisa, 4/110.
2-Ahmet b. Hanbel, Müsned 1/259.
3-Tirmizi, Da’avât 89.
4-İnşirâh, 94/8.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir